SUNUŞ
VİZYON & MİSYON
GÖREV ve YETKİLER
PROJELER
İNSAN KAYNAKLARI
FAALİYET RAPORLARI
EĞİTİM
KOORDİNASYON KURULU
ETİK KURALLARI
YAYINLAR
Masak Online Hizmetler Masak Akademi Hizmeteri Masak Faaliyet Raporları Masak Rehber Arşivi BT Modernizasyon Programı
 
SUNUŞ
 

Toplumsal yaşamın ihtiyacı olan düzenin sağlanması amacıyla kanunlarla bazı fiiller suç olarak kabul edilmiş ve müeyyideye bağlanmıştır.

İnsanoğlu, hayatını idame ettirebilmek, sosyal ve kültürel bir takım ihtiyaçlarını giderebilmek için bazı mal ve hizmetlere ihtiyaç duyar. İhtiyaç duyulan mal ve hizmetlerin, hukukun öngördüğü kurallar içerisinde elde edilmesi ise toplum halinde yaşayabilmenin temel şartlarındandır.

Modern hukuk sistemleri ihtiyaçların, konusu suç olan fiillerden karşılanmalarını yasaklamakla kalmamakta, bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerinin, gayrimeşru kaynağını gizlemek ve meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla çeşitli işlemlere tabi tutulmasını, yani suç gelirlerinin aklanmasını da suç olarak kabul etmektedir.1

Günümüz dünyasında birçok ülkede faaliyet gösteren mali istihbarat birimlerinin (Financial Intelligence Unit - FIU) fonksiyonu da suç gelirlerinin aklanması ile mücadele etmektir.

Ülkemizde bu mücadele esas itibariyle, Maliye Bakanlığı bünyesinde ana hizmet birimi statüsünde ve doğrudan Maliye Bakanına bağlı olarak görev yapan Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığı’nca yürütülmektedir.

Bu anlamda MASAK’ın temel fonksiyonu da suç gelirlerinin aklanması alanındaki gelişmeler ile aklama suçunun önlenmesi ve ortaya çıkarılmasına yönelik yöntemler konusunda araştırmalar ve sektörel çalışmalar yapmak, önlemler geliştirmek, veri toplamak, toplanan verileri analiz etmek ve değerlendirmek, araştırma ve incelemeler yapmak veya yaptırmak ve elde edilen bilgi ve sonuçları ilgili makamlara iletmektir.

MASAK, anılan fonksiyonları icra edebilmek için politika oluşturulmasına katkıda bulunmakta, uygulama stratejileri geliştirmekte, belirlenen politikalar çerçevesinde kanun, tüzük ve yönetmelik taslakları hazırlamakta, uygulamaya ilişkin gerekli diğer düzenlemeleri yapmakta, ilgili kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyon sağlamakta, görüş ve bilgi alışverişinde bulunmaktadır.

Ülkemizde suç gelirlerinin aklanması ile mücadele, 1996 yılında çıkarılan 4208 sayılı Kanunla hukuki bir kimlik kazanmış ve 5549 sayılı Kanun yürürlüğe girinceye kadar da 4208 sayılı Kanun, bu mücadelenin hukuki dayanağını oluşturmuştur.

Ancak zaman içinde, gerek uluslararası boyutta aklama ile mücadele yöntemlerinin gelişmesi, gerekse uluslararası ekonomik ve finansal ilişkilerin daha önceki dönemlerle mukayese edilemeyecek derecede artması, ülkemizde de aklama ile mücadelede yeni bir kanuni düzenleme yapılması ihtiyacını doğurmuştur.

Bu ihtiyaçtan hareketle hazırlanan 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun, 18.10.2006 tarihinde yürürlüğe girmiş, bu Kanun ile terörün finansmanının önlenmesi kapsamında veri toplamak, şüpheli işlem bildirimlerini almak, analiz etmek ve değerlendirmek de MASAK’ın görevleri arasına dahil edilmiştir.

Suç gelirlerinin aklanmasıyla mücadele ederek etkin bir ekonomi ve temiz bir toplum oluşmasına katkıda bulunmayı kendisine hedef olarak belirlemiş olan Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı, bu hedefe ulaşma anlamında teknolojiden de yararlanmak suretiyle mücadele kapasitesini önemli ölçüde arttırmış olup bundan sonra da bu kapasiteyi arttırmaya ve kendisinden beklenilen fonksiyonları en iyi şekilde yapma gayreti içinde olmaya devam edecektir.

 

Mali Suçları Araştırma Kurulu

-----------------------------------------------

Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.. Ayrıca, anılan suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, bu suçun konusunu oluşturan malvarlığı değerini, bu özelliğini bilerek satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (TCK / Md. 282)